Tenet (2020)

Sinemadan sonra tekrardan evde de izledim. Filmi beğenmeme rağmen içinde aheyy diye bağırarak kadın tekmeleyen bir karakterin bulunması gerçekten canımı sıkıyor. Nolancığım ne güzel film yapmışsın illa baş kötü karakteri klişe maganda yapmak zorunda mısın? Madem yaptın bir kere göstersen zaten anlarız, kaç defa aynı kıroluklarını görüyoruz. O gereksiz sahneleri kesip sahne geçişlerinde direkt keserek geçiş yapmak yerine birkaç saniye uzatarak bağıntılı yapsa çok mükemmel bir film olabilirmiş. Fakat bu haliyle bile gayet mükemmel bir film olmuş benim gözümde.

İkinci kez izlerken de şu sahnedeki sözler ikinci kez freeporta gittikleri zaman için foreshadowing gibi geldi.

1 Beğeni

Filmi hem beğendim hem beğenmedim. Karışık duygular içerisindeyim. Beğendim çünkü zamanla ilgili yapımları seviyorum ve daha önce denenmemiş bir fikri ustalıkla yansıtmış. Aksiyon sahnelerini (bir de cgi ve yeşil perdenin çok az kullanıldığını bilerek) izlemek güzeldi.

ANCAK, beklentilerimin aşağısında kaldığını da söylemem gerek. Zamanda yolculuğu en kaba şekilde 2ye ayırırız değil mi? Geçmişi değiştirebildiklerin ve değiştiremediklerin. Yıllarca iki fikri de birçok kez izledik. Geçmişin değişmediği mantıkta ne olur? Sen geçmişi değiştirmeye bile çalışırsan, yaptığın eylemler değil geçmişi değiştirmek, olan şeylerin olmasına katkı sağlar. Bu tarz filmler artık pek matrak değil. Çünkü geçmişi değiştiremiyorsun. Ya yaratıcı şeyler koymalısın ya da filmin sonuna kadar bu mantığı saklamalısın. Ee bu filmde zaten böyle bir olay varken saklayamazsın çünkü geçmişe gidenleri falan görüyorsun yani. Ee senaryo da 1 kötü adam var dünyayı patlatacak onu durdurmaya çalışıyoruz gibi basit bir şey zaten. Hiç gerilmeden izledim. Karakterlere de o kadar bağlanmadık zaten. Film sadece içine yerleştirilen bulmacaları çözmeye çalıştığımız bir şeye dönüştü. Dediğim gibi o kısımları izlemek beynimi zorlamak güzeldi ancak daha iyisini beklediğim için hayal kırıklığına uğradım. 7/10

2 Beğeni

Filmi maalesef beğenmedim.

Öncelikle senaryo işleniş şekli çoğu Nolan filminin altında. Fikir olarak harika bir şey düşünülmüş ama film bu fikri iyi işleyemiyor. Bunun da sebebi filmin kurgusu. Çok garip bir kurgusu olduğunu düşünüyorum filmin. Takip etmeyi çok zorlaştıran bir olay örgüsü var. Yaklaşık 2 buçuk saatlik uzun bir film ama sanki ortada bir sürü sahnesi çıkartılmış bir film varmış gibi hissettim. Karakterler bir yerdeyken sahne geçtiği an başka yerde gözüküyorlar ve kafa allak bullak oluyor. Nolan’ın bilerek yaptığı bir tercih mi orasını bilmiyorum ama benim hiç hoşuma gitmedi bu olay.

Müziklerine gelirsek. Ludwig Goransson harika bir composer. Soundtracklar da aslında fena değil ama bu soundtracklar öyle bir bass ile filme yerleştirilmiş ki oyuncuların replikleri bile duyulmuyor bazı yerlerde. Bu konuda ciddi anlamda eleştirildiğini duymuştum filmin ama hiçbir zaman abartıldığı kadar kulak yormadığını, tamamen IMAX sistemi yüzünden insanların kulağını yorduğunu düşünüyordum ama izledikten sonra tüm eleştirilere hak verdim. Ciddi anlamda kulak yoran bir film olmuş. Evde televizyonda orta ses düzeyinde izlememe rağmen müzikler girdiği an rahatsız olduğuma göre ciddi anlamda abartılı bass kullanımı var filmde.

Film çok güzel çekilmiş. Çok doğal görüntüler ve manzaralar var. Tablo yapıp astırmalık sinematografiler var. Patlamaların ve binaya giren uçağın gerçek olması gibi Nolan tarzından eklentiler de yine kalitesini göstermiş. Çok doğal ve iyi yazılmış, oynanmış bir aksiyonu var film. Bu alanlarda Nolan yine harika sinemacılığını konuşturmuş ama maalesef yeterli olmadı gözümde çünkü ortada senaryosal ve karakterler anlamında ciddi sıkıntıları olan bir film var.

En kötü Nolan filmi olarak görmüyorum ama kesinlikle parlak bir Nolan filmi olduğunu da düşünmüyorum. İzlediğim en zayıf 2. Nolan filmi olabilir Tenet. Maalesef unutulmayacak bir fikre sahipken ve unutulmayacak bir film olma potansiyeli varken yazık edilmiş bir film olmuş Tenet.

2 Beğeni

Filmi yeni izledim. Abartıldığı kadar “bu sefer olmamış” gibi bir durum olduğunu düşünmüyorum. Bilimsel bir bilginin ilginç bir fikirle kullanıldığı klasik bir Nolan filmi. O açıdan bir sorunu yok. Bana kalırsa asıl sorunu diğer filmlerine göre seyir zevkinin daha düşük olmasıydı. Bunun sebebi de hikayenin karmaşık işliyor olması olabilir. Yoksa aksiyon yine çok iyiydi bence. Özellikle entropiyle oynanması aksiyon sahnelerine ayrı bir keyif katmış.

Dediğim gibi seyir zevkinin daha yüksek olması, hikayenin daha iyi işlenmesi dışında diğer Nolan filmlerinin bu filmden çok bir farkı yok. Eğer beklenti şaşırtmaca, twist falansa Nolan’ın Memento dışındaki filmlerinde de aman aman bir şaşırtmaca olduğunu düşünmüyorum.

Bir sorunu daha var, o da karakterler. Ana karakterleri yeterince içselleştiremiyorsun. Diğer filmlerinde hemen alıştığın, hoşuna giden, derinlikli karakterler oluyor. Burada o yoktu bence. Kötü karakteri de pek sevmedim. Yaptığı işlerin boyutuna göre basit bir karakteri vardı.

Entropi olaylarını gayet keyif alarak izledim. Daha fazla görmek de isterdim. Kötü adamın eşi gibi bazı gereksiz hikayeleri filme eklemek yerine entropi olayına daha fazla yoğunlaşılabilirmiş. Zayıflıkları var ama yine de bilim kurgu, aksiyon ve kurgu kalitesi açısından bakarsak klasik bir Nolan filmiydi. Zayıflıkları daha çok hikaye ve karakterler konusunda.

1 Beğeni
2 Beğeni

bok