Mahal Felsefe Kulübü

Aklınıza gelen, gelmeyen sorular hakkında belirli bir seviyede konuşmaya çabalayabileceğiniz bir yer. Küçük bir felsefe kulübü, hizmetinizdedir.

1 Beğeni

Güzel, kafa açan bir tartışma dönmüş. Çayınızı neyin hazırlayıp temiz bir kafayla izleyiniz efenim.
2 Beğeni

Bu sene ilk dönem, düşünce tarihinin ilk dersinin konusuydu bu tartışma. Chomsky gibi bir insana bu kadar fazla sinirleneceğim aklıma gelmezdi.

4 Beğeni

Genel dilbilimine giriş dersinde kafamıza vura vura Chomsky öğretmeselerdi belki ben de kızabilirdim Chomsky’e, hâlâ büyük saygı duyuyorum adama. Tartışmaya gelecek olursak, ikisinin de haklı olduğu noktalar var, benim için Foucault bir tık daha önde sayılır. Öyle uzun uzadıya girmeden sadece şunu söyleyeyim; Chomsky aslında derinden bir yerden Foucault’un haklı olduğunu biliyor -en azından ben öyle gözlemledim- kendi seçimim dediğin şeyin özgürlük kisvesi altında yine bir şekilde statükonun tasarısına çıktığını biliyor, çözüm için atılması gereken adımı da biliyor, buna rağmen kaçamak cevaplar veriyor. Ee haliyle biraz sinir bozucu tabi. Neyse efenim ben daha fazla saçmalamadan gideyim, iyi forumlar.

4 Beğeni

Bölüm neydi?

Türkçe öğretmenliği, 3.sınıfım şu an. Yanlış hatırlamıyorsam senin de bölümün Türkçe’ydi.:thinking:

Benim de Türkçe Öğretmenliği 4. Sen beni bilirken, ben nasıl seni ilk kez görüyorum anlamadım :sweat_smile:

Nick farklı ondan tanıyamamışsındır. Gerçi dürüst olacak olursam muhitteyken de öyle pek fazla muhabbetimiz yoktu. Neyse efenim Suskun_Adam’dı nickim. Öyle boş bir vaktimde sessizce giriş yapayım dedim buraya da.

Platon Devlet deki adamlardan birisi Kadıköylü.

1 Beğeni

Ben burayı canlandırırım hadi bakalım ilk sorunuz geliyor benden yana. Dünya görüşü olarak adlandırabileceğim siyasi politikalar; (Komünizm, liberalizm, anarşizm vb.) Felsefe’nin bir alt dalı olarak mı adlandırılır? Yoksa felsefenin kendisi midirler? ( Felsefenin bütün konuları ile ortaya çıkmış bir düşünce midir?)

Siyaset felsefi ile ilgilenen filozofların ülke ve dünya yönetimiyle ilgili düşünceleridir ancak zaman içinde bilimselleşmiş ve siyaset biliminin konuları olmuştur bu siyasi politikalar.

2 Beğeni

Bu yoruma pek katılmıyorum çünkü zaten bilim dediğimiz olgular birleşerek felsefeyi oluşturuyor.

https://www.birgun.net/haber/yapici-elestirinin-10-sarti-264666 @Ege_Topoyan

2 Beğeni

Niye özelden atmıyorsunuz, şovmen misiniz acaba?
Edit: güzel yazıymış, aklımda bulunduracağım <3

1 Beğeni

Sadece senin değil diğer kişilerinde görmesi için. Seninle bu konu hakkında ufak bir diyalog yaşadığımız için de seni etikeleme gereği duydum. Bu beni şovanist yapıyorsa, tamam şovanistim.

2 Beğeni

Felsefe; Derin ve sistematik sorgulama ve buradan varılan kararların oluşturduğu bir zihin faaliyeti ve sonucu olarak tanımlanabilir. Kelime anlamı olarak bilginin/bilgelliğin peşinden koşmak olsa da (ki aslında başta söylediğim tanımı reddeden bir anlam olmuyor) yine de, felsefe denince vurguladığımız anlamın sistematik derin sorgulama olduğunu biliriz. Ben bu açıdan bakıldığında bilimsel veri analizlerinin de, sonuçlarının da felsefenin içerisine girdiğini düşünüyorum. Bu durumda somut kanıt diye bir şeyin aslında olamayacağını; şayet olacaksa bile, bu somut kanıtın mantıksal kesinliği (olasılığa hiç takılmadan) olması gerektiğini düşünüyorum. Yani 1+1=2 olması mantıksal olarak kesindir bu sebeple somut bir kanıt ve bilgidir. Kısacası somut kanıta ya da hakikatin kesinliğine felsefeden ulaşıldığı kanaatindeyim. Sizler ne düşünüyorsunuz?

2 Beğeni

Ben senin yazdığını biraz daha sağdeleştirip yazayım;

Bilimin her dalı (fizik, matematik, biyoloji vb.) kendi konuları arasında bir soruya cevap ararlar. (Örneğin; fizik-yer çekimi, biyoloji-evrim vb) bu yanıtlardan yola çıkarak felsefe beli bir soruyu cevaplamaya çalışır. Neden? Bilim, nedeni ile değil nasıl olduğu ile uğraşırken felsefe nedeni ile uğraşır. Felsefenin de zaten ilk çıkış sorusu “biz neden varızdır?” Sonuç olarak, bilim veriyi üretir. Felsefe o veriler ile bir cevap arar. Bilimin bütün dalları = felsefedir.

3 Beğeni

Hatta bilimin veri üretme süreci esasında alınan kararlara bağlı olduğundan, hatta daha öncesinde kuram ve teorilerin olduğu kısımları da düşünürsek; tüm bu süreç daima felsefi hareketlerden ibaret oluyor. Deney ve gözlemde edinilen tecrübelerin doğru yorumlanıp yorumlanmadığı kısımları da felsefi bir arka plan gerektiriyor. Yani bizim, “bilimin net verisi” dediğimiz şeylerin bizatihi kendisi de felsefi arka plan gerektirmekle birlikte, daha da önemlisi bu veriden vardığımızın sonucun doğruluğu %99,99999999 bile olsa, hala olasılık olarak yanlış olma ihtimalini **(hakikat olmamayı)**barındırıyor. Bu sebeple bilimsel olarak somut kanıt denen verinin aslında 1+1 kadar somut olamadığı, buradan hareketle de zihinsel soyut düşüncenin netliğinin aslında tek somut gerçek olduğunu söylemeye çalıştım diyebilirim. Manidar ve aynı zamanda ironik bir soyut-somut durumu söz konusu diye düşünüyorum.

1 Beğeni

Burada neyi kastettiğini anlamadım. Doğruluk- yanlışlık ile somut-soyutu nadıl bağdaştırdık?

Üç gün geçmiş aradan ama önemli bir konu olduğu için yazma gereği duydum. @vodatiriaki’nin yazdığı kelimenin şov yapmak fiiliyle ilgisi yok. Bambaşka bir anlamı var.

1 Beğeni