Dertleşme Köşesi

Burada günlük hayatta canınızı sıkan şeyleri, gelecek korkularınızı, yaşadığınız üzücü olayları anlatabilirsiniz. Kısaca kafanızın içinde sizi rahatsız eden her şeyi fiziksel anlamda dışa vurabileceğiniz bir yer. İsterseniz diğer üyelerden tavsiye/fikir isteyebilirsiniz.

6 Beğeni

I’m out of mi fookin likes. That my friend right there, that’s a big problem.

Okul zor yeğen. Çok zor…

Yokuștan așağı panda gibi yuvarlanırken kafamı tașa vurdum, hafif yarıldı, bakalım no olacak.

1 Beğeni

Ow geçmiş olsun. En büyük korkum bu benim, böyle çok sık rüya görüyorum

1 Beğeni

Geçmiş olsun.

1 Beğeni

Geçmiş olsun. Benim de kafam yarılmıştı. 12 yıl sonra hala izi var…

1 Beğeni

Geçmiş olsun.

1 Beğeni

Geçmiş olsun. Biraz geç oldu kb

Merhaba geek ahalisi. Sevgili abilerim ablalarım. İzniniz olursa size şu anda sahip olduğum ilk sevgilim hakkında bahsetmek istiyorum. Biliyorum burası geek bir platform, ancak gidip Kızlar Soruyor tarzı abidik gubidik yerlerdense siz kaliteli insanları tercih etmek istedim.
İlişkimiz daha 7 aylık, lise son sınıfta tanıştık, 1 yıl boyunca arkadaş kaldık, YKS sonrası yakınlaştık ve dediğim gibi 7 aydır sevgiliyiz.
Birbirimize çok değer veriyoruz ve seviyoruz. Bayağı da ciddi düşünüyoruz ilişkimiz hakkında. Cıvık ve ergen olmamak için de özel çaba sarf ediyoruz. İlişkimizin başlarında ona layık olmadığımı düşünüyordum. “Bu kadar güzel bir kız benim gibi bir adamla ne kadar durur, beni bırakır” tarzı şeyler düşünüp her istediğini yapmaya çalışıyordum. Her şeyime karışmasına izin veriyordum (kıyafetime, yememe içmeme, kimle ne zaman nerde buluşacağıma, sosyal medyada kimi takip edip kimin takiplerini kabul edeceğime…). Ancak onun hiçbir şeyine karışmadım (hatta konuyu bir arkadaşıma açtığımda “bu kadar da serbest bırakmamalısın” gibi bir yorum aldım ama ben ona güveniyordum, ki hâla güveniyorum). Öyle ki karışmamakla kalmıyor haberini dahi almıyorum (ona karşı bir şeyler hissettiğini kendisinin ve benim de bildiğim biriyle oturup çay içmesini günün sonunda ancak haber alabiliyorum. Ve bu kişinin tek sıkıntısı onu sevmesi değil maalesef; alkol, sigara, uyuşturucu gibi sevgilimi kötü etkileyebilecek (ki etkilemişliği var) huyları da var). O ise, kız arkadaşlarımla buluştuğum zaman arkadaşlarımın arabamda yan koltuğuma dahi oturtmama izin vermiyor. (Şunu belirteyim ki, dediğim gibi o çok güzel bir kız ben ise kilolu, utangaç ve çirkin bir adamım)
Evet bu yukarda saydıklarım “hanımcılık” başlığı altında değerlendirilip kabul edilebilir. Beni en çok üzen şeyleriyse son zamanlarda (2-3 aydır) yapmayı fazlalaştırdığı saygısızlık, umursamazlık, düşüncesizlik ve maalesef yalancılığı. Dediklerimi ya dinlemiyor (şarkı mırıldanıyor) ya dinlemek istemiyor (sözümü kesip çok alakasız bir konuya geçiş yapıyor) ya da dinleyemiyor (bazı şeyleri 20 kere anlatmam gerekiyor). Özellikle yapmamasını istediğim şeyleri “ben inatçı biriyim, sırf sen istedin diye yapacağım/yapmayacağım” diyerek gerçekleştiriyor. Ve o bunları yapıp ben üzüldüğümde ise üzüldüğüm için beni suçlu konumuna getiriyor. (“Her şeyi bu kadar kafana takman beni yoruyor”, “kendine çeki düzen ver”…) Onunla konuşmak duvarla konuşmaktan farksız hissettiyor. Dediklerinizi kaale almayışı, umursamayışı… Ona bir film için “sen çok seversin bak” diyorum mesela “yok bakmam, senin film zevkine güvenmiyorum” (bir geek için büyük hakaret bu arada) diyor, ertesi gün sevmediği arkadaşı aynı filmi önerince “hadi bunu beraber izleyelim mi” diyor. (Bu başıma aynen bahsettiğim gibi 2 kere geldi)
Yalan konusundaysa öyle çok büyük şeyler değil açıkcası. Her sıkıştışında yalan söylüyor küçük de olsa. Bir gün birisiyle görüntülü konuşuyordu. Ben de ona (gerçekten) sadece merakımdan kiminle olduğunu sordum. “Sen tanımazsın, boşver, beni böyle sorularla sıkma” dedi ve küçük çaplı bir tartışma yaşadık. Biriyle görüntülü konuşmamasını istemiyorum oysaki. Tartışmanın ardından “ya aslında kimseyle konuşmuyordum, senin fotoğrafına bakıyordum” dedi. Ben de “ya öyle mi tamam:)” havasında bir şeyler dedim. Dünse bunu ona dediğimde “ha öyle mi demişim sana” dedi. Başka bir örnek olursa; biz çok sık konuşuyor ve mesajlaşıyoruz. Öyle ki 1 saat konuşmasak aşırı merak ediyoruz. Bir gün bana kitap okuyacağını dolayısıyla konuşamayacağını söyledi. Tamam dedim. Ardından şaka olarak “zaten konuşmuyorsun :(“ yazdım. (Şaka olduğunu anlamıştır çünkü gülücük kullanmak aramızda şaka demek) Aradan 3 saat geçti ve mesajıma görüldü attı. Sonra aradan bir 3 saat daha geçti ve “Fargo’yu izledin mi” yazdı. “Bu saate kadar nerdeydin” dediğimdeyse kitap okuduğunu o yüzden yazamadığını söyledi. Ona bir insan başkasına kitap okumak dediği zaman aklına 6 saat gelmeyeceğini anlattım ilk. Daha sonra eğer görüldü atabiliyorsa “tm” gibi kısa bir mesaj da yazabileceğini söyledim. Oysa hiç kimseyle konuşmadığını söyledi ilk. Daha sonra İngilizce hocasıyla bi’ara konuştuğunu belirtti. Bir süre sonra başka arkadaşlarıyla da konuştuğunu söyledi. Yani 2 kere yalan söylediğini kendi ağzıyla belirtti.
Evet abilerim ablalarım durum böyle. Bu bahsettiğim insan şu an yurt dışına okumaya gitmeyi planlıyor (6 yıllığına). İlişkimizin en başında bana böyle bir planı olduğunu söyledi ve kabul ettim. (İlk başta 2 yıl dedi. Sonra 1 daha sonra 4 daha sonraysa 6 yıl dedi) Bilmiyorum belki de onu özleyeceğim için bu kadar (onun tabiriyle) “kafaya takıyorum”. Bazen geceleri uyuyamıyorum, bazen onu arayıp “seni kaybetmekten çok korkuyorum” diyip ağlıyorum.
Sizce ne yapmam gerek? Bu anlattığım şeylere siz olsanız aynı tepkiyi verir misiniz?

3 Beğeni

Karşına kim çıkarsa çıksın şunu unutma, önce kendine değer vereceksin. Sen kendini önemsersen, hayatını öyle ya da böyle yoluna koyarsın bir şekilde. Kendine saygı duymayacaksan da gönül işlerine temkinli yaklaşmanı tavsiye ederim.

En sonunda, hayatını paylaştığın kişi senin hayatını kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyorsa, seni mutlu etmek yerine sudan sebeplerle üzüyorsa, güzel/kötü zamanlarında sabahlara kadar dertleşebileceğini düşünmüyorsan, kendini onun yanında güvensiz hissediyorsan hem kendine hem de karşındakine izin vermenin zamanı gelmiştir.

Zaman ve Hayat birbirine bağlı ve çok değerli iki kavram. 2’sini de boşa harcamayın lütfen. Dışarda çok güzel şeyler var, imkanınız varsa gezin, okuyun, insanlarla tanışın. Kendinizi değerli olduğunuza ikna edin. Ve, O’nu bulduğunuz zaman, karşılaştığınız her kötü kişi sadece birer anı olarak kalacak. Merak etmeyin, er ya da geç bulacaksınız. :cookies:

7 Beğeni

Sevgilini gözünde olması gerektiğinden fazla yüceltip bana kalırsa ilişkinin başında sınırları iyi belirleyememişsin. İlişkide pek eşitlikçi bir tutum yok. Üstteki arkadaşa katılarak kendine değer vermeyi, kendini sevmeyi öğrenmeni tavsiye ediyorum en başta ve özgüvenin zor olduğunun farkında olan biriyim. İlişkilerde her zaman doğrudan iletişim iyidir. Kız arkadaşınla açık açık bu problemleri dillendirerek konuşmanı öneririm.

6 Beğeni

Öncelikle tavsiyeleriniz için sizlere teşekkür ederim.
Bu konuları onunla hep net ve yüz yüze konuşmaya çalıştım. Ancak her çabamda sinirlendi ve benimle iletişimini kesti. Ona “bak seninle tartışmak istemiyorum, sadece bir sıkıntımı dile getirmek istiyorum” dedim hep. Ancak o yinde de kesti. Birbirimize sinirlendiğimiz zaman “detoks” diye nitelendirdiğimiz “suskunluklar” yaparız. Bu şu ana kadar en fazla 1 gün sürmüştü. Geçen hafta bu konuyu yine ona aynı şekilde ancak daha sert bir şekilde “bu ilişkiyi böyle devam ettirip bana yalan söyler, hakaret eder veyahut saygısızlık edersen senden ayrılmak zorunda kalırım” dedim. “Senden bıktım” dedi ve yine sessizliğe gitti. Ertesi sabah detoks istediğini söyledi. Ona söylediğim şeylerin ağır olduğunu o yüzden detoks isteğini kabul ettiğimi dedim. Ancak söylediklerimin arkasında olduğumu da ifade ettim ve istediği süreyi sordum. 2 gün dedi, tamam dedim. Detoksun biteciği gün beni “yanlışlıkla” arayarak konuştuk. Çok hafif bir tartışma geçti aramızda. Ve bana “benden istediğin hiçbir şeyi yapmayacağım” dedi. Neyse, bir şekilde aramız düzeldi. Detoks sırasında beni özlediğini filan diyince ben gardımı indirmiştim zaten. Şu an aramız iyi. Dediğim gibi normalde çok sık konuşuruz, ve 2 günlük habersizlik canını sıkmış olasa gerek eskisine göre biraz daha iyi davranıyor bana. Ancak benim aklım hâla kurduğu “istediğin hiçbir şeyi yapmayacağım” cümlesinde kaldı. Açıkcası ondan 7 aylık ilişkimiz boyunca istediğim tek bir şey vardı: başka erkeklere mümkün olduğunca sarılmaması. İlk başta maço gelebilir haklısınız. Ancak biz onunla sadece bir kere sarıldık, o da mezuniyet gecesi daha hâla arkadaşken. Bu sarılmama işini “ilişkiyi ergenleştirmemek” için yapıyoruz ikimiz de isteyerek. Ancak her ne kadar ona sarılmayı kalbimin isteyip, aklımın istememesine karşın başka erkeklere sarılmasını haklı göreceksiniz ki kıskanmıyor değilim. Bana “sarılmak elimde olan bir şey değil ki, onlar bana sarılıyorlar” dedi. Açıkcası benim en yakın iki arkadaşım da kız ve ben hiç o arkadaşlarımla sarılmadım. Sevgilimden önce de sonra da… Yani istenirse sarılmanın engellenebileceğini biliyorum. Hem üstelik ben en yakın arkadaşlarıma dahi sarılmazken onun daha bir kaç aydır tanıdığı arkadaşının ona sarılmasına izin veriyor olması da rahatsız ediyor insanı.
Şu anda da bir arkadaşım beni erkek erkeğe tatil yapmaya çağırdı, ancak çağırdı ortamı (alkol be seksin bol olduğu bir ortam olması nedeniyle) istemediğimi yine de “dur bir yengene soramam lazım” diyerek hafif reddettim. Sevgilim, doğal olarak, izin vermedi. Ben de ona “sen izin vermediğin için değil, ben istemediğim için hayır dedim” dedim. Ve şu anda da bu lafın tribini yiyorum. Ancak bilerek bu lafı kullandım. Çünkü canım biraz onunla tartışıp “eğer sen istediklerimi yapmayacaksan, sözde independent olacaksan, benden bağımsız yaşam süreceksen aynılarını ben de yapabilmeliyim” demek için ortam oluşturmak istiyorum. Yani; kendi tasmamı ona verip, onunsa değil tasmasını almak, ne yaptığını dahi sormamam durumunu kabul etmediğimi söylemek istiyorum.
Evet yine tartışacağız, ve belki ayrılacağız ancak bunu göze almam gerek sanırım :).

2 Beğeni

Öncelikle bana oldukça farklı gelen kurallarınız var. Sarılmak ve ilişkiyi ergenleştirmek çok farklı bağlamlarda gibi bana kalırsa. Sevgiline sarılmak isteyip de sarılmamak daha da ilginç. Tuhaf bulmakla birlikte saygı duydum. Sadece sevgilim değil normal insan ilişkilerimde de beni yıpratan, söylediklerimi önemsemeyen insanlara karşı benim genelde tavrım net olur. Umarım karşılıklı daha ılımlı olur ve birbirinizi çok yıpratmazsınız.

7 Beğeni

Ergence olmayan hiçbir ilişkide ‘‘dur şimdi ergen olmayalım’’ diye kasıldığını görmedim. Garip geldi bayağı. İlişkinizde başarılar :hugs:

9 Beğeni

Saygı hak edilir. Karşı taraf saygını hak edecek davranışlarda bulunmayıp tam aksine saygısızlık yapıyorsa hak ettiği karşılığı vermen gerekiyor. Bu saygısızlık belli bir eşiği geçerse de sal. Ben de zamanında saldım kafam rahat şuan hatırlamıyorum bile.

6 Beğeni

Kardeşim sana bu videonun 2:14:52 ile 2:16:00 arasını izlemeni sonra da bu ilişkiyi bitirmeni tavsiye ediyorum. Hadi Allah’a emanet ol.

1 Beğeni

Canım kardeşim başlarım öyle güzelliğe :)) kendinizi bu kadar ezdirmeyin lütfen artık. İstediğin kadar çirkin ol, değerin veya kızın değeri güzelliğinden geliyorsa sıkıntı büyük zaten. Katlanılır mı böyle bir muameleye Allah aşkına. Bu kadar dipte görme kendini, prim verme.

5 Beğeni

Açıkça söyliyeyim kızın yurtdışına gitme durumu aşırı içimi rahatlattı. Başka türlü bitmezdi bu.

İkinci olarak “ilişkiyi ergenleştirme” olayını hiç anlayamadım. Bu senin fikrin mi? Sarılmak ile ergenliğin bağlantısı ne mesela?

Son olarak da sonraki ilişkilerinde işe yarayabilecek birçok noktayı, nelerden rahatsız olabildiğini, karşı taraftan beklentilerini anlamış görünüyorsun. Ancak sanırım bunu beyan etme kısmında komplekslerin (kilo, çirkinlik vs.) bunu engelliyor. İlişkilerde bir tarafın diğer tarafı hak etmediğini düşünmesi ilişkiyi baştan baltalayan bir olay. Bundan uzak durmaya çalış, gerekirse psikolojik destek alarak veya problem gördüğün hususların üstüne giderek.

Bir sonraki ilişkinde başarılar.

*Bu arada arabam falan var diyorsun mk kim takar kiloyu.

7 Beğeni

Su an sarhosum. Bir ask ücgeni içindeyim. En yakin arkadasima asigim. Kafam çok karisik. Yorgunum.

2 Beğeni