Bilimkurgu Kahramani: Nathan Never

Benim Adım Never…Nathan Never!

Çok, çok uzun zaman önce Gadalas isimli yemyeşil bir vadide, Never çifti, huzur içinde yaşıyorlardı. Bu mutlu çiftin bir oğulları olur ve ismini Nathan koyarlar. Nathan Never… Genç Nathan, Gadalas vadisinde, şehirden uzak, doğayla iç içe bir yaşam sürer. Aynı zamanda da, Li Xiaolong isimli bir dövüş ustasından Jeet Kune Doo eğitimi almaktadır. Fakat, Nathan’ın bu mutluluğu çok uzun sürmez. Ailesi, Japon mafyası Yakuza tarafından çıkartılan bir yangın sonucu öldürülür. Bu üzücü olay sonrası, uzay Piyadelerine katılan Nathan, Laura Loring isminde çok güzel bir kadına aşık olur. Evliliklerinden Ann isminde bir kız çocuğu dünyaya gelir. Daha sonra, Nathan, gönüllü olarak polis teşkilatına katılır. Mesleğini çok seven Nathan ailesini ihmal etmeye başlar. Hatta, karısı Laura’yı, başka bir kadınla bile aldatır. Fakat Nathan, bunu bedelini çok ağır bir biçimde ödeyecektir. Nathan, evde yokken, peşinde olduğu azılı bir suçlu, Ned Mace, Laura’yı vahşice öldürür. Nathan eve dönüp karısının cesedini görünce ağır bir şok geçirir. Kızı Ann ise kayıptır. Üzüntüden ve vicdan azabından kahramanımızın saçları beyazlaşır. Huzur bulmak amacıyla, eski hocası Li Xiaolong’un Shaolin tapınağına gider. Bir gün, tapınağa, Edward Reiser isminde bir adam gelir. Reiser, suçlularla mücadele eden ALFA ajansının sahibidir. Nathan’a kızı Ann’i bulduğunu söyler. Ann, annesinin öldürüldüğünü görmüş ve ağır bir şok sonucu tedavisi henüz mümkün olmayan otizm hastalığına yakalanmıştır. Reiser, Nathan’a, Alfa ajansında çalışmasını teklif eder. Kahramanımız, kızı Ann’in tedavi masraflarını karşılamak için teklifi kabul eder ve Alfa ajansında özel ajan olarak görev yapmaya başlar. yaşadığı acı olaylar kahramanımızı melankolik bir psikolojiye itmiştir.En büyük hobisi geçmişe ait kitap, çizgi roman, disk biriktirmektir.Yani Sergio Bonelli’nin dediği gibi: Gelecekte yaşayana ama geçmişe hayranlık duyan bir adam…
İşte kahramanımız Nathan Never’in öyküsü kısaca böyle… Bonelli’nin ilk bilim kurgu çizgi roman’ı olan Nathan Never, 1991 yılında ilk sayısı yayınlandığında büyük bir başarı elde etti. Nathan Never’ın yaratıcıları, aynı zamanda Bonelli yayınevi için Dylan Dog, Martin Mystere ve Nick Raider dizileri de hazırlayan, Sardunyalı üç başarılı çizerdir: Antonio Serra, Michele Medda ve Bepi Vigna. Bu yeni kahraman için yetenekli çizerler bir araya getirildi: C.Castellini, Bonazzi, Stefano Casini, Esposito kardeşler, De Angelis gibi… Kapak çizimleri, detaylara önem veren usta bir çizere, Claudio Castellini’ye aittir. 1. sayıdan 59. sayıya kadar kapak çizimleri bu yetenekli çizere aittir. 60.sayıdan itibaren bu görevi Roberto De Angelis üstlenmiştir.
Kahramanımızın maceraları 2100’lü yıllarda geçmektedir. 2024 yılında, dünyanın merkezine yerleştirilen güçlü bir bombanın patlaması sonucu, dünyanın dengesi bozulmuş ve yaşanılmaz bir yer haline gelmiştir. Nathan’ın yaşadığı şehrin bir ismi yoktur. Kısaca '‘şehir’'dir.

Nathan Never SAYI 1 ozeti :slight_smile:

ÖZEL ALFA AJANI

Melpomene Uzay Üssü… Uzay giysisi içinde kask takmış, Kleeman ismindeki bir adam, hangarlardan birinde başka bir adamla buluşur. Kleeman’ın amacı, adamın ele geçirdigi gizli bilgileri para karşılığında değiş tokuş etmektir. İki adam buluşunca, birden karşılarında Özel Alfa Ajanı Nathan Never’ı bulurlar. Nathan, ikiliye teslim olmalarını söyler. Kleeman, diğer adamı kalkan olarak kullanır. Ele geçirmek istediği bilgilerin olduğu çantayı alıp, adamı öldürdükten sonra kaçmaya başlar. Nathan, Kleeman’ın peşinden hangarlara doğru yol alır. İkili arasındaki mücadelede Nathan silahsız kalınca, Kleeman ölümcül silahını kahramanımıza yöneltir.
-“Ölümün yüzüne bakmak nasıl birşey dostum?”
Kahramanımızın şansına silah tutukluk yapar. Fakat Kleeman, uzay üssünden kalkmakta olan mekiğe binmeyi ve Melpomene’den kaçmayı başarır. Nathan, Dünya’ya, Alfa Ajansı’na dönünce, Reiser’dan görevi başaramadığı için azar işitir. Reiser, Alfa Ajansı’nın kurucusudur. Daha sonra, atış talimi yapan Legs ile buluşan Nathan, diğer dostu Sigmund’u da alarak yemeğe gider. Sigmund, Nathan’ın görevi hakkında konuşmaya başlar. Kleeman, bir kayıtçıdır. Yani, beyninin bir bölümünde bilgisayar hafızasına benzeyen bir bölüm oluşturulmuş kişidir. Çaldığı bilgileri hafızasına almıştır. Şimdi amaçları, o adamı bulup çaldığı bilgileri ele geçirmektir.
Yemek yerken, hologram görüntüsü ile birlikte kendisini Peygamber ilan etmiş olan Aristotele Skotos’un konuşmalarını dinlerler. Nathan, Skotos’un bir şarlatan olduğunu düşünür. Bu arada, Kleeman, Doktor Gilmore ile onun laboratuarında buluşur. Gilmore, bir android üretim uzmanıdır. Kleeman’ı bilgileri çalması için tutmuştur. Kleeman’ın beyninden gerekli bilgileri aldıktan sonra, ona ihtiyacı kalmadığını söyleyerek, Kleeman’ı öldürmeye çalışır. Fakat, Kleeman mücadele ederek Gilmore’u öldürmeyi başarır. Bilgilerin olduğu diski de alarak ve bilgileri başkasına satmayı düşünerek oradan ayrılır. Ertesi gün, adamları ile birlikte cinayet yerine ulaşan Müfettiş Ishimori, katilin arkasında iz bırakmadan ortadan kaybolduğunu anlar. Fakat, cinayeti gören bir tanık vardır. Gilmore’un üzerinde çalıştığı bir android, cinayeti kimin işlediğini görmüştür!
Ertesi gün, Alfa Ajansı’nda, Reiser, Nathan ile yeni görevi hakkında konuşmaktadır. Mahkeme anına kadar, android’in korumasını Alfa Ajansı üstlenmiştir. Müfettiş Ishimori ile buluşan Nathan, C-09 isimli android’in yanına gider. Nathan, Ishimori’ye güvenmemektedir ve onun Yakuza ile ortak çalıştığını düşünmektedir. Ki bunda da son derece haklıdır. Ishimori, Nathan’dan ayrıldıktan hemen sonra Yakuza’ya haber verir. Yakuza’nın amacı C-09’u ele geçirmektir. Çünkü C-09, Profesör Gilmore’un, Kleeman’dan aldığı bilgileri ekrana yüklerken bunları görmüş ve bilgileri hafızasına almıştır. Bu bilgileri ele geçiren kişi ise, android robotların hafızasından ‘Robot Kanunları’ adı verilen bölümü silebilecek ve androidleri korkunç savaş makinelerine dönüştürecek güce sahip olacaktır. Nathan, bunu öğrenince tam tahmin ettiği gibi Yakuza’nın adamları karşılarında belirir. Neyse ki şanslarına, polisler zamanında oraya gelir. Polislerin lideri olan adam, Yakuza’nın adamlarını öldürdükten sonra, C-09’u alarak ordan uzaklaşır. Fakat adamın Yakuza’yı öldürürken söylediği bir söz, Nathan’ın aklını kurcalar.
-“Ölümün yüzüne bakmak nasıl birşey dostum?”
Bu şüphesinden Sigmund ve Legs’e de bahseder. Polislerin sahte olacağını ve liderlerinin de Melpomene uzay üssünde elinden kaçırdığı adam olduğunu düşünür. Sahiden de, Kleeman artık Skotos ve oğlu Kal için çalışmaktadır. Skotos’un amacı, androidlerin hafızasını değiştirip, kötü amaçları için onları kullanmaktır. Nathan, sahte polislerin araçları ile nereye gittiğini öğrenmek için Sigmund’un bilgisayar dehasına başvurur. Araçlar 3. Sektör, 7.kata gitmiştir. Üç ajan soluğu hemen 3. Sektör’de alır. En sonunda C-09’un, üzerinde deneyler yapıldığı yeri bulurlar ve onu kurtarırlar. C-09, Robot Kanunları yüzünden, insanlar arasında ayrım yapamamaktadır. Herhangi bir tehlike durumunda Nathan’a yardım edemeyeceği için, Sigmund, C-09’un devreleri ile oynayıp bu bilgiyi es geçer. Üçü birlikte, Legs’in de onlara yardım etmesi ile birlikte oradan kaçmayı başarırlar. C-09 ve Nathan, bir Flyer’a atlayıp, Kal Skotos’un androidleri yüklediği geminin peşine düşer. Geminin güvertesine inmeyi başaran dostlarımız, iki gruba ayrılır. Bu arada, Kal, artık işine yaramadığı için Kleeman’ı öldürür. Son anda yetişen Nathan, Kleeman’ın ölümüne engel olamaz. Kleeman, en sonunda ölümün yüzüne bakmanın ne demek olduğunu öğrenmiştir. Bu sırada, C-09, geminin kontrol odasına giderek, devreleri sayesinde gemiyi etkisiz hale getirecek komutları girer. Kal ile Nathan’ın karşılaşmasının galibi ise kahramanımız olur. Kavga sonrasında Kal, bir elini kaybeder. Gemi patlamadan önce, C-09 uçuş özelliği sayesinde Nathan’ı da alarak oradan uzaklaşır.
Daha sonra Alfa Ajansı’na gelen Nathan, yine Reiser’dan azar işitir. Reiser, Nathan’ın anlattığı Katil androidler ve Ishimori’nin de olaya dahil olduğu raporuna inanmaz. Kahramanımız, C-09’un da nerede olduğunu bilmediğini söyler. Böylece olay kapanmış olur. Bu sırada, babası Aristotele Skotos ile buluşan Kal, kaybettigi kolunun yerine mekanik takmıştır. Ve buna sebep olan Never’dan intikam alacağını söyler.
Eve dönen Nathan ise komşuları Katia, Julia ve onların sevimli hayvanı Ubiq ile karşılaşır. Daha sonra eski plaklar ve eski kitapların olduğu evine giren kahramanımız, telesekreteri açar. Sigmund’un notundan sonra C-09’un sesini duyan Nathan, Sigmund’un C-09 için hazırladığı yeni insan suretini de görür. C-09, yeni yüzü ile yeni bir hayata başlayacaktır ve bunun için Nathan’a teşekkür eder. Uçağının kalkış saatini haber verir ve vedalaşır. Akşamın karanlığında balkona çıkan Özel Alfa Ajanı, başını gökyüzüne kaldırır ve tepesinden geçmekte olan, C-09’un da içinde olduğu uçağı selamlar:
-“Saat altı…Bu, onun uçağı. Güle Güle, şansın açık olsun…İnsan!..”

Sayı 2: KARA SÜTUN

Sun Vadisi’nde toplanan, kalabalık bir mürit topluluğu kendilerine Kara Taş Tarikatı adını vermekte ve Vadi’nin ortasında bulunan dev boyutlarındaki siyah bir sütuna tapmaktadırlar. Tarikata göre, herşeyin yaratıcısı bu sütundur. Tarikat lideri ise Marcus Hackman isimli garip birisidir ve birkaç gün sonra Kara Sütun’dan yükselecek ilahi sesin insanları aydınlatacağını iddia etmektedir.
Gecenin karanlığında, şehrin yollarında John Morrell isimli birisi peşindeki iki adamdan kaçmaktadır. Bir Flyer ile, Morrell’i takip edenlerin amacı, Morrell’in elindeki geçmiş yüzyıldan kalma çok değerli bir film şeridini ele geçirmektir. Morrell, peşindeki adamlardan kurtulmayı başarır ve çantasının içindeki film şeridini eski dostu Nathan’a göndermeyi planlar. Morrell, bunu yaptıktan sonra bir bara gider, fakat peşindeki adamlar onu takip etmiş ve girdiği barda onu bulmuşlardır!
Kahramanlarımız Nathan ve Legs ise, birinci sektördeki insanlara uyuşturucu satmak isteyen çeteyi yakaladıktan sonra Alfa binasına dönerler. Legs, rapor yazmak isterken bilgisayarı bozulur. Yardımına Sigmund koşar. Alfa Ajansı’nın sekreteri Helen, Nathan’a bir paket getirir. Bu, Morrell’in Nathan’a yolladığı film şerididir. Nathan, paketi açınca içindeki filmin, Stanley Kubrick’in 2001: Uzay Macerası filmi olduğunu görür. Morrell’in evini arayınca karşısına Müfettiş Ishimori çıkar. Morrell öldürülmüştür. Ishimori ve adamları ise araştırma yapmak için Morrell’in evine gelmişlerdir. Morrell, eski bir polistir. İşi bıraktıktan sonraysa kaçakçılık yapmaya başlamıştır. Morrell’in evine gidip, Ishimori ile atıştıktan sonra eve dönen Nathan, film şeridini, manyetik banta aktarması için robot dostu Mac’ten yardım ister. Mac’ten yardım sözü alan kahramanımız, bilgisayardan Kubrick hakkında bilgi toplar. Fakat, 1992 yılında Macintosh ortamına kaydedilen tüm bilgilerin yanlışlıkla silinmesi sonucu Kubrick hakkında yeterli bilgiye ulaşamaz.
Balkona çıkıp düşüncelere dalan Nathan, komşularının hayvanı Ubiq’in üzerine atlamasıyla yere düşer. Katia, Ubiq’in yaptığı şey için Nathan’dan özür diler ve onun aslında bir Klonz olduğunu söyler. Klonz’lar, genetik bir deneydeki hata yüzünden doğmuş bir ırktır. Katia, Nathan’ı daha sonrası için çaya davet eder ve Batı Kıyısından gelecek olan yeğeni Penelope ile Nathan’ı tanıştıracağını sözlerine ekler.
Nemo, yagmurlu bir gecede evde kitap okurken birden kapı çalar. İçeriye giren, yagmurdan sırılsıklam olmuş Penelope’dir. Halaları Katia ve Julia’ya ulaşamadığı için Nathan’ın kapısını çalmıştır. Çok konuşkan bir kız olan Penny, pot kırarak Nathan’a sevgilisi olup olmadığını sorar. Nathan, karısını yıllar önce kaybettiğini söyler. Penny, boşboğazlığı için özür diler. Daha sonra,duş alıp, üzerini kurulayıp, dinlenmeye çekilen Penny’i evde bırakan Nathan, Mac’in dükkanına gider. Film şeridini Mac’e veren Nathan, Castle isimli, o anda dükkanda bulunan başka bir koleksiyon meraklısının onları dinlediğini farketmez.
Bu arada, tarikat lideri Hackman, TV’de röportaj vermektedir. Programdan sonra adamlarını arar. Morrell’i öldürten Hackman’ın ta kendisidir. Amacı, 2001: Uzay Macerasının insanların eline geçmesini engellemektir. Çünkü, aslında kurduğu tarikat, bu filmin konusundan alıntı, insanları kandırmaya ve paralarını almaya yönelik kurulmuştur. Hackman’ın adamları, filmin Nathan Never’da olduğunu öğrenmişlerdir ve hemen onun peşine düşerler. Evine gidince, Penelope ile karşılaşırlar. Filmi getirmesi için Nathan’ı tehdit etme amaçlı olarak Penny’i kaçırmaya karar verirler. Julia ve Katia, yegenlerini kurtarmak isteseler de, bunu başaramazlar. Nathan, haberi alır almaz filmi verip, Penny’i kurtarmak için Mac’in dükkanına gider. Mac, kolu parçalanmış bir şekilde yerde yatmaktadır. Ona, bunu yapanlar ise, 2001: Uzay Macerası filmini ele geçirmek isteyen Castle’ın adamlarıdır. Castle’ın evine gizlice girmeyi başaran kahramanımız, filmi Castle’dan almayı başarır.
Hackman’ın adamlarından Leonid ile irtibat kuran Nathan, değiş tokuş için ikinci sektördeki terkedilmiş bir lokalde randevu verir. Burada filmi izleme fırsatı bulan kahramanımız, Hackman’ın sahtekarlığını anlamıştır. Hackman ve adamları, yanlarında Penelope ile birlikte lokale gelirler. Hackman, Morrell’i kendisinin öldürttüğünü itiraf eder. Kurduğu sahte tarikat imparatorluğunun yıkılmasını önlemek için herşeyi yapacağını söyler. Filmi yok etmesi için Leonid’e emir verir. Leonid, filmi tam yakacakken karşısında Castle ve adamları belirir. Castle, filmin peşini bırakmamıştır. Hackman ve Castle’ın adamları arasında çıkan kavgada lokal alev alır. Castle, filmi almak için alevlerin arasına atlar ve bu hatası onun sonu olur. Nathan ise Penny’i kurtarmayı başarır. Hackman ve adamları ise olay yerinden kaçmıştır bile.
Sonunda Kara Taş Tarikatı müritleri için beklenen gün gelmiştir. Sun Vadisi’nde, Kara Sütun, müritleri ile konuşacak ve onlara yol gösterecektir. Hackman’ın amacı bu yolla daha çok mürit ve daha çok para kazanmaktır. Televizyonlar bu olayı canlı yayın olarak vermektedir. Kara Sütun birden titremeye başlar. Fakat beklenmedik bir olay olur ve Sütun parçalara ayrılır. İçinden ise dev bir hapörler ortaya çıkar. Böylece insanlar kandırıldıklarını anlarlar ve Hackman’ı linç ederler. Sütun’un patlamasının sebebi ise Nathan’ın yerleştirdiği bomba düzeneği sayesinde olmuştur.
Ertei gün, havalimanında Nathan, Penny’e veda eder. Penny, Nathan’ın onu hep hatırlaması için dudağına bir öpücük kondurur ve uçağına doğru yol alır…

3- EJDERHA OPERASYONU

Maceramız, Nathan’ın geçmişinden bir kare ile başlar. Yıllar önce Jeet Kune Doo savaş sanatını öğrendiği uzay üssündeki tapınakta, rakibi ile yaptığı dövüşü kazanana kahramanımız, sonrasında tapınaktan ayrılmaya karar verdiğini hocasına açıklar.
-Hayatta aşman gereken binlerce sınav var, Nathan. Ama kuvvetin, kaderini değiştiremez. Çünkü, insanların kaderi yıldızlarda yazılıdır…
Günümüz…Dünya Gezegeni…Ordu, gizli bir laboratuarda üretilen ölümcül bakterilerin saklandığı bir depo bulmuştur. Bakterilerin insanlar için öldürücü olduğu anlaşılınca deneyler durdurulmuştur. Fakat, deneylerin durdurulmasından memnun olmayan birisi, bakterileri saklamayı başarmıştır. Ordu, bakterileri bulunca onları güvenli bir yere nakledip, yok etmek ister. Fakat, nakil uçağını kullanacak pilotun yerine geçen birisi, orduyu atlatarak, bakterileri gizli bir örgüt lideri olan Athos Than’a yani Bay Ejderha’ya götürür.
Savunma Bakanlığından General Powers ile Albay Talbot, Alfa Ajansı’na gelmişlerdir. Nathan ise kızı Ann’i ziyaretten dönmüştür. Reiser, hemen Nathan’ı odasına çağırır ve onu, ordu subayları ile tanıştırır. General Powers, Nathan’a çalınan bakterilerden söz eder. Bakterilerin kimin tarafından çalındığı bilinmektedir ama ispat edilememektedir. Athos Than aynı zamanda milyarder bir suçludur. Ve bu zamana dek suçluluğu ispat edilememiştir. Çalınan bakterilerin, Than’a ait olan Ejderha Adası’nda saklandığı ordu tarafından bilinmektedir. Fakat özel mülk olduğu için kimsenin adaya girme yetkisi yoktur. Powers, adaya girmenin tek yolunun, Than’ın her yıl düzenlediği Jeet Kune Doo turnuvasına katılmak olduğunu söyler. Nathan ise, bu iş için biçilmiş kaftandır. Görevi, turnuvaya katılmak ve adadaki bakterilerin saklandığı yeri ortaya çıkarmaktır.
Terry Ying isimli genç bir doktorun, erkek kardeşi de aylar önce bazı araştırmalar üzerinde çalışmak için Ejderha Adası’na gitmiştir. Ying, kardeşinden bir süredir haber alamamaktadır. Bir akşam, merak saldığı dövüş sporunu yaptığı salondan eve doğru dönerken, yolunu kesen çapulcuları alt eder. Eve vardığında ise kardeşinden bir mesaj geldiğini görür. Şifreli mesaja göre kardeşi tehlikededir ve ablasının yardımına ihtiyacı vardır. Böylece, Terry, kardeşini bulmak ümidi ile turnuvaya katılmaya karar verir.
Kaplan takma isimli bir dövüşçü olan Martin, yapacağı son maçtan önce bir zarf alır. Buna göre, karşılaşmayı bilerek kaybetmesi için mafya onu tehdit etmektedir. Fakat, o inandığı şeyi yapar ve rakibini alt eder. Bunun üzerine, mafya elemanları, Martin ve yardımcısı Jerry’i soyunma odasında sıkıştırır. Jerry’i bayıltıp, Martin’i de dizlerinden vururlar. Böylece Martin’in dövüş kariyeri sona erer. Yardımcısı Jerry, Martin’i hastaneye kaldırır. Ve bu güne dek geçimlerini Martin’in sağladığını ama artık kendisinin, Martin’in kaplan maskesini takıp, onun yerine dövüşeceğini söyler. Martin, Jerry’nin bunun için hazır olmadığını belirtse de, Jerry, kendisini ispatlamak için Ejderha Adası’ndaki dövüş turnuvasına çoktan yazılmıştır bile.
Bu arada, Ejderha Adası’nda Athos Than’ın elemanı Profesör Estin, bakterilerle ilgili çalışmalarını tamamlamıştır. İnsan beynine yerleştirdiği bakteriler, insana emretmelerini ve kontrol etmelerini sağlamaktadır. Estin’in ilk kurbanı ise Terry’nin kardeşi olmuştur. Ying’in beynine yerleştirdikleri bakteriler ile onu üstün ama ruhsuz bir dövüşçü haline getirmişlerdir. Than’ın amacı ise bu şekilde yenilmez bir ordu yaratmak ve Dünya’yı kontrolü altına almaktır.
Havalimanından, Ejderha Adası’na kalkmakta olan uçağa yetişmeye çalışmakta olan üç kişi vardır. Robert Clouse takma adını alan Nathan, kardeşini kurtarmak için dövüşe katılan Terry ve kendisini ispatlamaya uğraşan Jerry…Bu üçlünün kaderi, Ejderha Adası’nda kesişecektir.

Benim elimde ilk iki cilt var ve devam etmek istiyorum. Nereden tedarik edebilirim?

2 Beğeni

Çizgi Düşler yayınlıyor Nathan Never’i fakat eskisi kadar sık yayınlanmıyor. Bildiğim kadarıyla internette satışı yapan kitapçılarda yeni sayılar yok. Çizgi roman dükkanlarında bulabilirsin muhtemelen veya yayıneviyle iletişime geçebilirsin.

Daha önce başka yayınevleri de yayınlamıştı bu seriyi. Güncel sayıları değil de önceki sayıları arıyorsan onlar belki internette de vardır.

2 Beğeni