Berk Uralcan ile Soru - Cevap Etkinliği

image

DC, DC FanDome etkinliği ile yakın döneme ilişkin çalışmalarını tanıttı. Marvel ise Infinity Saga’dan sonra yeni bir başlangıç hazırlığında. Televizyon ile sinema alanındaki bu değişimle birlikte çizgi roman sektöründe yaşanan değişimler ve streaming platformlarının fantastik edebiyata olan etkisiyle popüler kültür takipçileri için hareketli bir dönem yaşanıyor.

Bu konuyla ilgili merak ettiklerimizi ve değinilmesini istediğimiz konuları, 2011 yılından bu yana, çizgi romana ilişkin yurtiçi literatürde önemli kaynaklardan biri olan Alt Evren’in kurucusu Berk Uralcan’a iletelim.

@berkuralcan’ın Alt Evren Podcast’inde yer alacak yeni yayınında yanıtlamasını istediğiniz sorularınızı bu başlığa yazabilirsiniz.

7 Beğeni

Merhaba. DC Fandom ile edindiğimiz bilgileri de ekleyince DC’nin sinematik anlamda geleceği hakkında düşünce ve tahminleriniz nelerdir?

2 Beğeni

Klasik bir soru olacak ama hazır konu sinemadan açılmış Marvel ve DC’de en sevdiğiniz üç film diyeyim.

2 Beğeni

Selam, birden fazla soru bırakacağım, umarım içlerinden ilgini çeken olur.

Stan Lee’nin diyalog yazarlığını değerli buluyor musun? Dengeyi tutturmak zor olduğundan kimi zaman karikatürize dursa da her bir karaktere ayrı bir konuşma şekli ve davranış biçimi vermesi sence bugün popüler kültürde sevilen çok fazla sayıda Marvel karakteri olmasında ve evrenin de buna bağlı olarak zengin hissettirmesinde etkili mi? Bir de o dönem Marvel çizgi romanlarını okurken aldığın keyif yalnızca Jack Kirby veya John Romita gibi isimlerin çizimlerinden mi kaynaklanıyor yoksa Stan Lee okumak başlı başına güzel bir deneyim mi?

Marvel’da C.B. Cebulski’yle işler fena gitmiyor gibi. Hickman gibi iyi yazarların dönmesinin ve Cates gibi yeni keşiflerin yanında halihazırda bulunan yazarlar da daha fazla parlayabilecekleri projelerde yer alıyor. Alonso’nun kovulmasının ardından pek çok şey yoluna girdi. Sence sorun gerçekten de Axel Alonso muydu? Alonso’nun performansını genel olarak nasıl değerlendiriyorsun?

Marvel ve DC’de yeni karakterler yaratmada sıkıntı olduğu söylenebilir mi? DC’nin New Age of Heroes projesinin veya Marvel’ın Inhumans dalgasında çıkardığı Mosaic gibi yeni kahramanların başarısız olmasını neye bağlıyorsun? Champions ekibindekiler gibi bir legacy karakter değilsen silinip gitmemek imkansız gibi. Peki sence böylesine karakterlere daha fazla fırsat verilmeli ve New Age of DC Heroes gibi projeler daha sık denenmeli mi?

Okuduğun çizgi romanları kendince kıyaslamayı veya sıralamayı seviyor musun? Örneğin Chip Zdarsky’nin mevcut Daredevil serisini Miller, Nocenti, Bendis gibi klasikleşmiş dönemleriyle kıyaslayıp onların arasından bir yer beğeniyor musun yoksa bu şekilde yaklaşmaktan hoşlanmıyor musun?

Etkinlik için teşekkürler @Chief ve @berkuralcan

4 Beğeni

Merhaba,Nolan Batman’i pek çok kişi için aşılamaz görünüyor.Yapılan her iş özellikle Dark Knight ile karşılaştırılıyor.Üzerinden yaklaşık on küsur yıl geçmiş iken Nolan Batman’ın kusurları,hataları veya Batman mitolojisine kattıkları hakkında ne düşünüyorsunuz? Yeni Batman filminden bu bağlamda beklentileriniz nelerdir ?

1 Beğeni

Belki henüz erken ama New 52 ve Rebirth kıyaslansa hangisi öne çıkar, The Button memnun etti mi? Bir de sıcağı sıcağına Three Jokers yorumu alabilirsek süper olur.

2 Beğeni

Bir soru da benden olsun.

Özellikle DC’de birden fazla karakterin üstlendiği Flash, Green Lantern, Robin, Batgirl gibi roller var. Bu karakterlerden hangilerini rolüyle daha çok özdeşleştiriyorsunuz? Örneğin Batman denildiğinde ilk sırada hep Bruce Wayne oluyor ama diğer rollerde böyle bir durum yok gibi.

2 Beğeni

En sevdiğiniz çizgi roman dizileri? Bir de Watchmen’in filmi mi daha iyi dizisi mi?

Marvel filmlerinden hangileri daha iyi, Disney’in yaptıkları mı diğer stüdyolar mı?

1 Beğeni

En iyi bulduğunuz üç yazar ve çizer.

1 Beğeni

Comics ekolünde DC, Marvel ve Image’den sonra en başarılı bulduğunuz yayınevi?

1 Beğeni

Herkese selamlar,

Bu etkinliği bir süredir konuşuyorduk, başlatma tarihimiz benim şehir dışında olduğum bir döneme denk geldi, o yüzden ancak şimdi kapsamlı olarak yazabiliyorum :slight_smile:

Öncelikle soru soran herkese çok teşekkür ederim, üzerinde durulabilecek, çok güzel sorular var.

İzninizle biraz soruların cevaplanacağı platform ve yapısı ile ilgili bilgi vereyim.

Soruları ilk mesajda da belirtildiği gibi AltEvren - Türkçe Çizgi Roman Podcasti üzerinden cevaplayacağım. Podcast’e Spotify, Apple Podcasts veya podcast dinlediğiniz herhangi başka bir platform üzerinden ulaşabilirsiniz, linkler şu şekilde:

Spotify

Apple Podcasts

Biraz podcasti tanıtmak gerekirse, AltEvren - Türkçe Çizgi Roman Podcasti şu anda 55. bölümüne ulaşmış durumda. Genel olarak yirmi beş - otuz dakikalık bölümler halinde, çizgi roman dünyasının farklı boyutları ile ilgili sohbetlerden oluşuyor. Çoğu bölümü (maalesef) tek başıma yapıyorum, ama arada iki kişilik bölümlerimiz de oluyor.

Beni podcast ile ilgili en çok mutlu eden şeylerden bir tanesi elli beş bölümdür sadece çizgi romanlarla ilgili bir işi devam ettirebiliyor olmak. Sinema, oyun, animasyon gibi alanların çok daha popüler olduğu bir düzende çizgi romanla ilgili bir podcastin az da olsa bir takipçi kitlesi yakalaması beni sevindiriyor.

Soru - Cevap etkinliğimizi podcastin önümüzdeki iki bölümünde gerçekleştireceğiz. Dediğim gibi, bölümleri genellikle yarım saat ile sınırlı tutmaya çalışıyorum. Daha önce de Soru - Cevap temalı bölümlerimiz oldu, genellikle bölüm başına beş - altı soru ancak cevaplanabiliyor.

Bu nedenle şu anki düşüncem buradaki soruları iki bölüm halinde cevaplamak. Elbette tüm soruları cevaplamaya çalışacağım, bu nedenle yetişmezse veya daha fazla soru gelirse bölümleri biraz daha uzatarak, hatta üçüncü bir bölüme sarkarak etkinliği sürdürmemiz mümkün, zira sorular içinde gerçekten kendi başına bir bölüme sığacak kadar kapsamlı olanlar var.

Yayın günümüz her hafta Perşembe olduğu için, olağanüstü bir durum olmazsa bu bölümler 10 Eylül - 17 Eylül tarihlerinde yayımlanmış olacak. Bölümler yayınlandıktan sonra buradan zaten haber veririz, böylece rahatlıkla dinleyebilirsiniz.

Güzel sorularınız için tekrar çok teşekkür ediyorum :slight_smile:

13 Beğeni

İlk bölüm yayınlanmış. @berkuralcan’a teşekkür ederiz.

https://open.spotify.com/episode/5TJmISDUkigCkBTME4vkZi

10 Beğeni

@berkuralcan dört sorumu da cevapladığın için teşekkür ederim, benim sorduğum ve diğer arkadaşların sorduğu tüm soruların cevaplarını dinlemekten büyük keyif aldım. Umarım senin için de keyifli bir etkinlik olmuştur, oluyordur.

Stan Lee sorusuna ilişkin kendimce bir ekleme yapmak istiyorum. Jack Kirby’nin o döneme ait konuşmalarında Stan Lee’yi hiçbir katkı sunmamış olmakla itham ettiği örnekler var. Steve Ditko’nun da Amazing Spider-Man çizerliğinin son dönemlerinde ipleri epey kopardığı biliniyor. Yine de ben hem kendi okuma ve kıyaslama tecrübelerim hem de internetten edinmeye çalıştığım bilgiler dahilinde Stan Lee’nin yazar credit’ini aldığı çizgi romanların çok büyük bir bölümünde en azından diyalog işini büyük oranda yerine getirdiğine inanıyorum. Zaten Kirby’nin Marvel ofisine yolladığı sayfa örneklerinde direkt olarak bitmiş diyaloglardan ziyade Stan’e olay örgüsüyle ilgili açıklama yapacak türden notlar yerleştirdiğini gördüğümüz örnekler var.

Bahsettiğim gibi bunun bir istisnası Ditko’nun son sayıları olabilir, bir de Thor çizgi romanlarının son birkaç sayfasında yer alan Tales of Asgard bölümlerine ait diyaloglar Jack Kirby’nin elinden çıkmış olabilire benziyor. Bunun dışında o dönemki Marvel’ın çalışma pratikleri sebebiyle Lee’nin günümüzdeki yazarlık sıfatının altını ne kadar doldurduğu tartışılabilecek bir mesele. Yine de kendisinin hikayede itici güç olarak varlık gösterdiğini hissettiğim seriler var. Bunlardan en öne çıkanı Buscema’yla beraber çıkardığı Silver Surfer serisi, burada Lee’nin Silver Surfer’la ilgili zaman zaman bahsetmeyi sevdiği vizyonundan bazı somut örnekler gözüküyor. Zaten Lee’nin California’ya taşınana kadar şirket içinde koyduğu Silver Surfer ambargosu bu karakterle ilgili işlerinde daha kontrol sahibi olmak isteyebileceğini düşündürüyor. Tabii bu yazdıklarım biraz overthinking ve gerçekten uzaklaşan saptamalar olabilir.

Diyalog yazarlığının değeri konusunda ise ben Lee’nin bu karakterleri birbirlerinden ayrıştırma çabalarının o karakterleri tanımlayan bazı özelliklerinin temelinde durduğunu düşünüyorum. 60 yıl içinde bu karakterler olabilecek her türlü duruma girip çok farklı süredurumlar ve hikaye yapıları içinde kendilerini bulmuş olsalar da birtakım özelliklerini yitirmeden günün sonunda bu temellere geri dönmeleri bunu düşündürtüyor. Örneğin DC’nin uzun geçmişe sahip süper kahramanlarına gerek çizgi romanlar gerekse de başka medyumlar zaman içinde o karakterlerde kalıcı olacak pek çok şey eklemiş ama Marvel’da anlatım dili Silver Age’e göre çok değişmesine rağmen karakterlerin nispeten daha az değişiklik yaşadığını ve çok daha nadir olarak birtakım kalıcı nitelikler edindiklerini söyleyebiliriz sanırım. Birkaç ay önce buna Fantastic Four özelinde biraz eğildiğim bir yazı yazmıştım: https://kayiprihtim.com/kayip-rihtim/kayip-koseler/fantastic-four-stan-lee-jack-kirby-marvel-klasikleri/
Kendimi de ifşa etmiş oldum böylece :smile:

6 Beğeni

Etkinliğin son bölümü olan ikinci bölüm de yayınlanmış. @berkuralcan’a tekrar teşekkür ederiz.

8 Beğeni

Ben de çok teşekkür ederim, hem etkinlik, hem de sorular için.

Özellikle film ve dizi konusunda muhtemelen pek çoğunuz benden daha bilgili ve donanımlıdır, o yüzden umarım verdiğim cevaplar yeterli olmuştur :smile:

İlerleyen dönemlerde benzer etkinlikler yapmak isterseniz ben her zaman açığım, hatta podcast’te daha kalabalık ortak bölümler de yapmayı isterim.

Artık diğer konularda görüşmek üzere :smile:

7 Beğeni

Bu yoruma da ayrıca cevap vermek istedim, benim de özellikle Marvel çizgi romanlarının tarihinde en çok ilgilendiğim konulardan bir tanesi bu “Kim ne yaptı?” konusu.

Kendimi de ifşa etmiş oldum böylece

Soruları okuduğumda tanıdık biri olabileceğini düşünmüştüm, öyleymiş. AltEvren’in kapıları sonuna kadar açık, tekrar yazılar yazmak istersen :smile:

Yine de ben hem kendi okuma ve kıyaslama tecrübelerim hem de internetten edinmeye çalıştığım bilgiler dahilinde Stan Lee’nin yazar credit’ini aldığı çizgi romanların çok büyük bir bölümünde en azından diyalog işini büyük oranda yerine getirdiğine inanıyorum. Zaten Kirby’nin Marvel ofisine yolladığı sayfa örneklerinde direkt olarak bitmiş diyaloglardan ziyade Stan’e olay örgüsüyle ilgili açıklama yapacak türden notlar yerleştirdiğini gördüğümüz örnekler var.

Benim de bu karmaşık konuyla ilgili çıkarttığım sonuç aşağı yukarı bu şekilde. Marvel Metodu denilen bu olay o kadar ilginç bir olay ki, tüm karmaşık doğasının yanı sıra arkada pek yazılı kaynak da bırakmıyor. Bir de farklı tarafların, hayatlarının farklı dönemlerinde yaptığı (zaman zaman kendi içlerinde bile) çelişen ifadeler olunca, iş iyice karışıyor.

Benim de genel tahminim, Stan Lee’nin en azından çıkış noktasında karakterlerin yaratım sürecinde rol oynadığı, çizgi roman üretim sürecinde de diyaloglarda aktif olduğu yönünde. Çeşitli hikayelerde bunun istisnaları olabilir (hatta özellikle Ditko konusunda, Spider-Man’ın biraz daha erken dönemlerinde bile denge kaymış olabilir) ama genel olarak bu döneme baktığımızda, Stan Lee’nin konumunu aşırı indirgeyen yorumlar bence de çok gerçekçi değil.

Bunlardan en öne çıkanı Buscema’yla beraber çıkardığı Silver Surfer serisi, burada Lee’nin Silver Surfer’la ilgili zaman zaman bahsetmeyi sevdiği vizyonundan bazı somut örnekler gözüküyor. Zaten Lee’nin California’ya taşınana kadar şirket içinde koyduğu Silver Surfer ambargosu bu karakterle ilgili işlerinde daha kontrol sahibi olmak isteyebileceğini düşündürüyor. Tabii bu yazdıklarım biraz overthinking ve gerçekten uzaklaşan saptamalar olabilir.

Bence overthinking değil - yani “somut gerçek” olarak bir şey iddia etmemiz çok zor, çünkü elimizdeki somut kanıt miktarı çok az, ama özellikle Silver Surfer konusunda bence bu önemli bir tespit. Bana göre de Surfer Stan Lee için her zaman çok özel bir karakter oldu, biraz mantık yürütünce bunun arka planını çıkartmak da çok zor değil.

Malum, Stan Lee aslında çizgi roman yazarlığına çok büyük bir istek veya tutkuyla başlamış değil, asıl hedefi önemli edebiyat eserleri üreten, “büyük” bir yazar olmak. Hatta yazdığı çizgi romanlarda gerçek adı yerine Stan Lee mahlasını kullanmasının temel sebebi de bu.

Silver Surfer da erken dönemlerden itibaren melankolik, nostaljik, daha felsefi yapısıyla bu açıdan Lee için önemli bir figür haline gelmiş olabilir.

Bir anlamda, artık bir çizgi roman yazarı olarak “kaldıktan” ve bu alanda başarılı olduktan sonra bile, entelektüel bir şeyler üretebilmiş olduğunun bir kanıtı, kendi yazarlığının bir meşruiyeti olarak bu karakteri daha fazla benimsemiş olduğunu düşünebiliriz.

Burada da aslında ilginç bir döngü var: Karakter giderek daha felsefi bir yapıya ulaştıkça, Stan Lee’nin onun ağzından kendi felsefesini, kendi görüşlerini aktarması, bu sayede karakterle arasındaki bağın daha da kuvvetlenmiş olması da muhtemel.

Bu iki durum bir araya gelince, Stan Lee’nin Silver Surfer’ı sahiplenmesi, en azından diğer karakterlere göre onun üzerinde biraz daha “koruyucu” bir tavır ile hareket etmesi bence anormal bir durum değil.

Bu arada konuyla ilgilenenler için son bir ilginç not: Silver Surfer bu “Kim ne yapmıştır, kim neyi yaratmıştır?” konusunda aşağı yukarı %100 cevap verebildiğimiz sayılı örneklerden bir tanesi; Surfer’ı Jack Kirby’nin yarattığı konusunda neredeyse hiç soru işareti yok gibi. Aşağıdaki videoda Stan Lee’nin anlatımıyla da izleyebilirsiniz:

5 Beğeni