Avengers: Endgame (Spoiler'lı İnceleme)

Yazıda başta Avengers: Endgame olmak üzere MCU ile ilgili pek çok spoiler bulunmaktadır.

Avengers: Endgame pek çok yönden eleştirdiğim ve en beğendiğim MCU filmleri arasında da ilk 3’te yer vermediğim bir filmdi. Zira filmin en başından itibaren sahnelerde en kestirme yolun tercih edilmesi, kimi olayların açıklanmadan geçiştirilmesi gibi hususlar böyle bir filmde pek de istemediğim türden tercihlerdi. Her ne kadar çok sayıda karakterin bir arada olduğu filmler yönetmenlik açısından zorluk unsuru olsa da, bu tür filmlerin seyircilere doyurucu aksiyon sunabilmek adına da avantaj olduğunu düşünürüm.

Russo’lar bu anlamda seyircilerin büyük bir bölümünü tatmin etti. Fakat Winter Soldier ile girdikleri sinematik evrende her geçen filmle birlikte çıtayı biraz daha düşürdüklerini düşünüyorum. Russo’ların yönetmenliğinde MCU’nun en iyi filmi diyebileceğimiz Winter Soldier’ı izledikten sonra, genel anlamda başarılı olan fakat kimi sahnelerde ciddi düşüş yaşayan Civil War gelirken en son olarak ise Infinity War’ı izlemiştik. Infinity War kestirme tercihlerin sık sık kullanıldığı, bazı kararların sırf gidişata yön vermek için alındığı bir film havasındaydı. Karakterlerin ayrılması, kesici aletle pek görmediğimiz Tony Stark’ın Thanos’a karşı kılıç kullanması gibi kararlar kimi zaman sahneyi pratikleştirmek, kimi zamansa drama etkisi amaçlı alınmış bir karar havası veriyordu. Villain profiliyle öne çıkan filmin belki de en çok eleştiri alan yönü ise güç dengesine yönelik tercihlerdi.

1

Böyle bir filmin ardından gelen Endgame, 2008’den bu yana uzanan serinin finali olması sebebiyle beklentileri daha da artıran bir filmdi bizler için. Fakat maalesef ki filmi izlerken en çok düşündüğüm husus “Final böyle mi olmalıydı?” sorusuydu. Endgame bir önceki filmin hatalarını tekrarlayan ve yine kestirme yolları bolca kullanan bir film olmuş. Snap’in ardından karakterlerin büyük bir kısmının gitmesiyle yönetmenlerin işi yeterince kolaylaştırmıyormuş gibi en pratik ve tahmin edilebilir öykü olan zaman yolculuğu işlenmiş.

Hızlı bir ton değişimiyle başlayan film, karakterlerin yalnızlığını ve hüznünü yansıtacakmış gibi dururken bir anda (seçilen müziğin de etkisiyle) yüksek mood’a sahip bir haftasonunda hoş vakit geçirmek için izlenen yolculuk filmleri havasına bürünüyor. Filmin rayına oturduğu anlarda ise Captain Marvel’ın egosuyla karşılaşıyoruz. “Because before you didn’t have me” repliğiyle karşılaşmak gerçekten çok iyi geliyor… Neyse ki karakter filmde tahminimden çok daha az yer alıyor.

2

Bu noktada twist olup olmadığını halen daha anlayamadığım bir sahne bekliyor bizi. Carol Danvers’ın verdiği gazla yola çıkan ekip, Thanos’u kolaylıkla mağlup ettikten sonra taşların artık olmadığını görüyor. Umutsuzluğa düşen Thor ise baltasıyla Thanos’un kellesini gövdesinden ayırıyor. Hemen ardından ise beş yıl sonraya geçiliyor ve Scott Lang’in Quantum Realm’den dönüşü ile asıl kısma başlıyoruz. Thanos’un kolaylıkla mağlup olması ne kadar gerekliydi tartışılır fakat Scott’ın döndükten sonra kayıplar listesinde kızını ararken kendisiyle karşılaşması başarılı bir nüanstı diyebilirim. Beş yılın ardından Tony baba olmuş, Banner ise temelli Hulk görünümüne geçip Professor Hulk olarak bilinen profiline gelmiş.

Professor Hulk filmin güzel detaylarından biri, fakat maalesef pek çok sahnede mizah unsuru olarak kullanılıyor. Kimi zaman diyaloglar, kimi zaman jestler ve kimi zamansa mimiklerle… Snap’in ardından steampunk öykülerden alıştığımız distopik bir atmosfer beklerken, bunun yerine “mizah, daha fazla mizah” dercesine sahnelerle karşılaşmak şaşırtıyor doğrusu. Nitekim hayata küsen göbekli Thor profili de bu düşünceyi destekleyen bir diğer etmen. Hayata küsüp radikal değişim geçiren bir diğer karakter ise Hawkeye, bir diğer deyişle Ronin. Kendisini farklı bir stilde ve Punisher vari bir rolde görüyoruz.

3

Bu süreçte zaman yolculuğu ile taşları toplama fikri filmi hareketlendirecek yegane etmen olmuş diyebilirim. Zira Ancient One, Alexander Pierce, Howard Stark ve Peggy Carter gibi karakterleri tekrar gürmek güzel olurken Thor’un annesiyle buluşması, Cap’in asansördeyken Crossbones’un yanındaki adamın kulağına “Hail Hydra” demesi ve Cap’in geçmişteki Cap’le karşı karşıya geldiğinde şaşırtma amaçlı Bucky’nin yaşadığını söylemesi güzel detaylardı. Fakat filmde “I can do this all day” repliği bu sahnede mi olmalıydı, tartışılır. Ekibin tekrar bir araya gelip infinity stone’ların peşinden gittiği bu sahnelerde de mizah şov devam ediyor, ta ki Voromir’de Romanoff kendini feda edene kadar. Sahne daha kısa bırakılsa etkisi artarmış diyebiliriz, bu haliyle Black Widow filmini boost’laması dışında çok bir anlam yükleyemedim.

Son bir saat ise aksiyon bakımından tam bir şölen. Filmin en güçlü ve akıcı ilerleyen kısmının da bu bölüm olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Cap’in Mjolnir’i kullanması, kalkanın Thanos tarafından kırılması ve yıllardır beklediğimiz “Avengers Essamble!” repliği izleme keyfini artıran unsurlar oldu bu bölümde. Gauntlet’in bir bayrak yarışı gibi elden ele uzatılarak götürülmesi de yine takibi keyifli bir sahne sunuyor. Bu noktada, güç dengesinde ilk film kadar olmasa da yine soru işaretleri de yok değil, Steve Rogers ve Captain Marvel’ın Thanos karşısında Thor’a göre çok daha etkili oldular. Hulk vs Thanos rövanşını ise maalesef izleyemedik.

4

Pek çok izleyici öyküde Steve Rogers’ın öleceğini düşünüyordu fakat film boyunca en çok ön planda yer alan karakter Cap olmasına rağmen kapanış Iron Man’e bırakılmış. Halen daha, Stark’ın ilk Avengers filminde roketi uzaya gönderdikten sonra seriden ayrılmasının çok daha etkili bir final olacağını düşünüyorum fakat bu filmdeki tercihi de başarılı buldum. Zira Cap’in Peggy ile buluştuğunu görmek ayrı bir keyif.

Film üç saatlik ekran süresini ne kadar verimli kullanıyor tartışılır, kestirme yollar kullanılmasına rağmen çok sayıda ekstra sahne olduğunu düşünüyorum. Infinity Stone’ların toplandığı bölümde Loki’nin taş ile kaybolması ve taşı almak için daha de geçmişe dönmeleri Hank Pym, Howard Stark ve Peggy Carter nostaljisinden fazla bir şey katmıyor. Yine de Tony’nin babasıyla vedalaşabilmesi de hoş bir sahne diyebiliriz.

5

Genel anlamda Infinity War’un gerisinde bulduğum Endgame, sinematik evrenin ilerisi için farklı bir gidişat oluşturuyor. Thor’un geçmiş gelen Gamora ile Guardians of the Galaxy’ye katılması, Cap’in kalkanı Sam Wilson’a bırakması, Vision’un dönmemesi, Iron Man ve Black Widow’un seriden ayrılması önemli değişimler. Aftercredits olmaması ise gayet doğru bir tercih, Infinity Saga bitmişken ve karakterler bu kadar fedakarlık yapmışken bir şeylerin yarım kalmış gibi gösterilmemesi gayet güzel.

Civil War sonrası bir anlamda Secret Avengers konseptini izlediğimiz MCU’da, bu defa Ant-Man, Black Panther, Captain Marvel, Doctor Strange, Falcon, Hawkeye, Hulk, Scarlet Witch, Spider-Man, War Machine, Wasp ve Winter Soldier’ın yer aldığı bir New Avengers konsepti izleyebiliriz gibi duruyor. Her ne kadar zaman yolculuğu olan bir evrende Thanos da gittikten sonra güçlü bir villain bulmak zor olsa da, hazır Spider-Man külliyatı seriye bu kadar dahil olmuşken villain tarafında Norman Osborn ve Dark Avengers da gayet iyi durabilir gibi.

1 Beğeni