Alttaki Üyeye Soru Sor

Forum oyunlarının sayısı artsın diye düşündüm. Oyunun formatı gayet kolay, bir üstteki soruyu yanıtlarken sıradaki üyenin yanıtlaması için bir soru ekliyoruz. Bu soru açık uçlu olabileceği gibi seçeneklerden birini seçme şeklinde de olabilir.

Radyo dinler misin?

5 Beğeni

Evet, dinlerim ama biraz da zorunluluktan.
Bojack Horseman sever misin?

2 Beğeni

İzlemedim.

Hayatındaki tek bir hatayı değiştirmek mi 100 bin lira mı?

2 Beğeni

Hala o kadar büyük hatam olmadı, 100 bin lira pls. (Dolar desene!)

Çok gezmek istediğin bir yer ülke şehir vs var mı? Varsa nereler?

1 Beğeni

Gezmeyi sevmem, evde kafa dinleyip hobilere vakit ayırmak gibisi yok.

Tatlı mı tuzlu mu?

2 Beğeni

Tatlı.

İksinden birinin hiç var olmamasını sağlayabilirsin hangisi Steve Jobs, Bill Gates ?

2 Beğeni

Direkt olarak Steve Jobs.

Kokoreççi olarak aylık 20 bin vs yayımlanmış makaleleri bulunan akademisyen olarak 7 bin.

2 Beğeni

Yayımlanmış makaleleri bulunan akademisyen olarak 7 bin. Her şey para değil bence.

En sevdiğin 3 şarkı nedir?

2 Beğeni

Oha çok zor soru. İlk aklıma gelen üçlüyü söylüyorum ;
Beirut -Elephant Gun
R.H.C.P. - Under The Bridge
Sister Hazel - All For You

Rus Edebiyatı vs Amerikan Edebiyatı ?

3 Beğeni

Öncelikle günümüz eserleri hakkında konuşmuyorum. Çünkü şu an ‘‘Rus edebiyatı’’ nerelerde bilmiyorum. Sovyet dönemi ile birlikte 60+30 yıllık bir kayıp zamanı var Rus edebiyatının.

Amerikan edebiyatına açıkçası Rus edebiyatı kadar hakim değilim. Mark Twain, Jack London, C. Bukowski ve Edgar Allen Poe, Herman Melville ve John Steinbeck, Ernest Hemingway dışında pek yazar bilmiyorum. Saydığım yazarların da 2-3 kitaplarını okudum ortalama olarak. Sanırım bunun başlıca sebebi eğitim müfredatı olarak Rus ve Avrupa edebiyatlarına ağırlık verilmesi. İlk E.A Poe romanını lise 2 dönemi kendi merakımla okumuştum. Oysa Dostoyevski ve Tolstoy ortaokuldan itibaren önerilirdi bize.

Karşılaştırmaya dönecek olursam Rus edebiyatı, özellikle başlıca kitaplar okunduktan sonra çok klişe öğeler barındırıyor. Ana hikayeler farklı olsa da yan öğeler ve genel toplum yaşamı neredeyse tamamen aynı. Aileden kalan miraslar, 7.dereceden fakir memurlar, subayların katıldığı ihtişamdan geçilmeyen balolar, en fakir karakterin dahi hizmetçisinin olması, nesnelerin fiyatlarıyla söylenmesi(10 kopeklik-kapik de olabilir- tütünler, 20 rublelik atlar vs). Bu tabii ki gerçekçiliği arttırıyor ancak 4 farklı yazarın kitaplarında da aynı düzlemde bir toplum yaşantısı bir süre sonra bayabiliyor insanı. Bi ara Dostoyevski ve Tolstoy romanlarındaki nesne fiyatlarını karşılaştırıp enflasyon hesabı yapan bir yazı görmüştüm :d

Rus Edebiyatı ile alakalı sevdiğim bir karikatür:

red

Amerikan edebiyatının ise kendine haslık konusunda büyük sorunları var. Avrupa -özellikle- İngiliz edebiyatının devamı olmaktan çıkamıyor gördüğüm kadarıyla. Kapaksız isimsiz bir Rus romanını 2. sayfadan itibaren herkes tanır ancak Amerikan edebiyatında bu durumun gerçekleşeceğini pek sanmıyorum.

Öte yandan hikaye ve kurgu olarak daha başarılı bulurum. Moby Dick, Beyaz Diş, Huckleberry Finn, Tanrılar ve Köpekler, Pulp, Yaşlı Adam ve Deniz, Silahlara Veda gibi eserler beni daha çok etkilemiştir.

Bu sebeple seçecek olursam Amerikan Edebiyatı diyorum.

Kendi soruma geçeyim.

Hangi dinin mitolojisi daha çok hoşuna gidiyor, neden?

4 Beğeni

Açıkçası kesin bir karar veremiyorum ama sanırım Musevilik inancının Mitleri diyebilirim. Çünkü epeyce kendileri ardılları olan tek tanrılı dinlerin mitolojilerine çok katkıda bulunmuş, hatta o dinlerin belli başlı noktalarda mihenk taşı olmuşlar. Gerçi Musevi Mitlerinin de bir kısmının Sümer kökenli olduğu gibi bir şeyler duymuştum ama konuyla ilgili derin bir araştırma yapmadım.

Sanat kimin içindir? Neden?

Soruyu sorma sebebim liseden yeni mezun olmuş olmam değilir, yakın zamanda bu konuyla ilgili bir tartışmaya girmiş olmamdır.

3 Beğeni

İnsanın niye sanat ürettiğinin basit bir cevabı yok. Ancak en temel inançlarımdan biri sanatın iletişim için olduğu yönünde. Sadece inanılmaz estetik kaygı güden bir iletişim şekli olduğu. Bir kişi ve topluluğun fikirlerini, duygularını, inançlarını vs. ifade etmek için üretilen tüketim ürünleri diyebiliriz. Sanat bir konuda farkındalık yaratmak için yapılabilir (örnek: Susamam, Joker filmi) bu durumda toplum için olur. Kişinin kişisel iç dünyasında geçenleri dökme biçimi olarak yapılabilir (örnek: Neon Genesis Evangelion, Tenten Tibet’te) bu durumda sanatı icra eden kişinin kendisi içindir. Ancak söz konusu sanat eseri insanların kalbine hitap eden, kendilerini özdeşleştirebildikleri bir yapım olursa, veyahut kültürel bir etkiye neden olursa, aynı zamanda toplum için de olabilir. Bir de tamamen garip ve out there olması için yapılan, “art house” seviyesi eserler var. Bunlara da direkt “sanat için sanat” diyebiliriz belki. Bilmiyorum, söylediğim her şey “baya yanlış bilgiler” de olabilir

Benim sorum: Bir hikayede beklediğin şeyler neler? Detaylı yazar mısın?

2 Beğeni

Bir hikayeden beni bir olayın ortasından alıp, karakterin genel kişiliğinden çok olay vaktindeki hislerine odaklanmasını beklerim. Bu bir gözlem olsun, travma sonrası hisleri olsun, bir başka duruma hazırlık olsun… Beni bir yerden bir yere götürmesinden çok bir hali anlatmasını tercih ederim, mesela Duvar bu konuda çok iyi bir örnek.
Bu arada hayır, detaylı açıklayamam.

Bir video oyunundan beklentin nedir?

3 Beğeni

Tek oyunculu ise iyi bir hikaye, çok oyunculu ise iyi bir oynanışı olmalı. Kendini tekrar etmemeli, felsefi alt metin oluşturmak için fazla kasmamalı, son olarak doğru müzik seçimleri gözümde oyunun değerini çok arttırabiliyor.

Nasılsın?

4 Beğeni

Oldukça iyiyim.

Muhitte en sevdiğin ve en sevmediğin üye/üyeler?

3 Beğeni

En sevdiğim üye: Bu nasıl soru arkadaş, hepiniz birbirinizden değerlisiniz benim için.

En sevmediğim üye: Şu an burada yok, o yüzden arkasından konuşmayacağım.

Kısacası iki soruna da cevap vermedim. hahahhaa bayrakmış.

Hayatında hiç birini aldattın mı?

2 Beğeni

Daha iki gün önce 2 hafta bulaşığına oynadığımız tavlada taş çalarak kazandım ve ev arkadaşıma kitledim. Eğer ilişki açısından soruyorsan, hayır.

Son öğrendiğin ilginç bilgi nedir?

3 Beğeni

Kingella bizim dişçi çıktı. Gayet saçma ve ilginç geldi. Yeni bir kız sanıyordum konuşmalarından ve profilinden.

Tarihte en sevdiğin lider kim ve neden?

4 Beğeni

Mustafa Kemal Paşa. Bugün Türkiye Cumhuriyetinin İran’dan farksız bir ülke olması ihtimalini ortadan kaldırdığı için. Yaptığı pek çok diğer hizmet öyle ya da böyle başka paşalarca da yapılabilirdi. Belki İstiklal Harbi başka bir paşanın komutasında kazanılabilirdi ama o dönemdeki başka bir paşa kalkıp Cumhuriyeti ilan eder miydi? Monarkı ülkeden sürüp ülkede kimsenin gıkını çıkartmamasını sağlayabilir miydi? Bilemiyorum.
Eğer ikinci bir isim daha gerekiyorsa Büyük İskender diyebilirim sanırım. Dünyayı öyle bir birbirine kattı ki onun oluşturduğu Helenistik kültür bugünün dünyasını şekillendirdi.

En sevdiğiniz cumhuriyet dönemi şairi? Neden? Özellikle beğendiğiniz şiirleri varsa hangileri?

3 Beğeni

Belli bir şairin tüm şiirlerini okumamışımdır. Şiir ile düzyazı kadar da aram yoktur ayrıca. Bu kısıtlı okumalarımda beni en çok etkileyen üç şair var. Faruk Nafız Çamlıbel, Hüseyin Nihal Atsız ve Orhan Veli Kanık. Bu üçünün içinde öne çıkan isim ise Faruk Nafız. “Sanat” şiiriyle tanıdım bu adamı ve sonraki okuduğum tüm şiirleri bende büyük etkiler bıraktı. Anadolu’yu anlatışı gayet kuvvetli ve insanı coşturacak türde. Tüylerimin diken diken olduğu bile oluyor Faruk Nafız okurken.

Sanat ve Han Duvarları favorilerimdir.

Diğer iki şairde ise Orhan Veli’nin çok şiirini severim fakat öne çıkan bir şiiri yok benim için. Seçim yapamıyorum. Atsız’ın ise “Geri Gelen Mektup” şiiri en kıymeti bilinmeyen şiirlerdendir. Bunun yanında “Mutlak Seveceksin” de gayet harikadır. Fakat bunlara rağmen Çamlıbel’in arkasındalar.

Tanzimat ile Cumhuriyet dönemi arasındaki romanlardan favorin hangisi ve neden?

3 Beğeni